Eski Mısır uygarlığının genel özellikleri

Eski Doğu’nun medeniyet merkezlerinden biri olan Mısır, Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alır. Eski Mısır uygarlığı için ortasından geçen Nil nehri yaşamsal önem taşır. Heredotos şöyle der.” Mısır Nil’in bir armağanıdır” Nil nehri, Mısır’ın topraklarının dünyanın en verimli yerleri olmasını sağlar. Yılda iki hatta üç kez ürün alınabilmesi yine onun sayesindedir. Mısır kültürü Japon ve Çin kültürleri gibi içe dönük bir yapıya sahiptir. Mısır tarihçisi Menetho’ya (MÖ.3.YY) göre ilk Mısır kralı Menes’tir. Menes aynı zamanda Memphis şehrini de kuran kişidir. Bu dönem aynı zamanda hiyoroglif yazısının da kullanıldığı bir dönemdir. Tinitler dönemi diye isimlendirilir. Mısır tarihi çeşitli dönemlere ayrılmış ve farklı sülaleler bu dönemlerde yönetimde söz sahibi olmuştur. Mesela Orta imparatorluk döneminin 2. ara devrini Hiksoslar’ın Mısır’ı istila etmesi başlatır. (MÖ.1788/1580) Çoban krallar da denen Hiksos kralları Mısır’ın 15. ve 16. Sülalelerini oluşturur. Hiksoslar döneminde Mısır’a yeni savaş arabaları getirilmiştir. Demir veya bronz madeninden yapılmış silahlar, iki tekerlekli savaş arabaları, uzun mızraklar, eğri palalar kullandıkları silahlara örnek verilebilir. Özellikle savaş arabaları daha önce Mısır’da bilinmezdi. Hiksoslar demir madenini ustaca kullanmışlar ve bu sayede de Mısır’ı kolaylıkla istila edebilmişlerdi.
Kral, devleti yöneten en üstteki yönetici idi. Kral aynı zamanda baş rahip, ordu komutanı, yargının başı idi. Krala Tanrı veya Firavun denirdi. Firavun öldüğünde halk 72 gün yas tutardı. Kraldan sonra gelen devlet görevlisi vezirdi. Veraset sistemlerinde krallık babadan oğula geçerdi. En büyük oğul genelde babanın ardından kral olurdu. Kölelik sistemi vardı. Saray soyluları ve rahipler ayrıcalıklı sınıfı oluştururlardı ve oldukça da zengindiler. Devlet eyalet denen idari bölgelerden oluşurdu. Mısır’ın ekonomisi tarım ve hayvancılık üzerine kuruluydu. Sulama kanalları oluşturmuşlar ve bunun için de Nil nehrinden faydalanmışlardı. Madenlerden de yararlanmışlardı. Papirüs bitkisinin liflerinden ayakkabı, gövdesinden de kağıt yaparlardı. Çeşitli tanrıları vardı ve her şeyin başı Gök Tanrı idi. Ösiris, Güneş Tanrısı, Karanlıklar Tanrısı ise Set’ti. Güneş Tanrısı’nın Teb’deki ismi Amon, Heliapolis’teki ismi ise Ra idi. Mısırlılar çeşitli hayvanları kutsal sayarlardı. Timsah, kedi, kurt, çakal, akrep, leylek, kurbağa bu hayvanlardan bazılarıdır. Apsis öküzünün gökten bir şimşekle yeryüzüne indiğine inanırlardı. Apsis öküzü öldüğünde  mumyalayıp gömmek için tören düzenlerlerdi. Keten elbiseler giyerlerdi çünkü hayvanlardan üretilen elbiseleri giymenin günah olduğuna inanırlardı. Giysilerinin çoğu beyazdı ve temizliğe çok önem verirlerdi. Genellikle de çıplak ayakla dolaşmayı tercih ederlerdi. Tapınakları büyük bir ekonomik gücün de temsilcisiydi. Kadın ve erkek rahipleri vardı ve bunlar toplumun her kesiminden olabilirdi. Rahip ve rahibeler istedikleri takdirde aile kurma hakkına sahiptiler. Toplumun temel yapısını çekirdek aile oluştururdu. Okuma yazma bilenler azdı bu da toplumun yaklaşık olarak yüzde birlik kısmına denk geliyordu. Hiyeroglif denen bir tür yazı kullanmışlardır. Bu yazıyı papirüs bitkisinden elde edilen kağıtlara yazmışlardır. 1827 yılında Champolion, Mısır hiyoroglif yazısını çözümlemiştir. Dokumacılık, camcılık, sepetçilik, kuyumculuk gibi zanaat dalları vardı. Köylü sınıf hasadın bir kısmı karşılığında toprağı işlerdi. Erkek ve kadının miras hakkı eşitti. Yemekleri ekmek, bira ve sebzeden oluşurdu. Şarap da bira gibi bir içki türüydü. Çalışmadıkları zamanlarda eğlence için de kendilerine vakit ayırırlardı. Yıldızları incelemişler ve astronominin doğuşuna da vesile olmuşlardır. Her yıl Nil’in taşmasından dolayı kaybolan tarlalarının yerini bulmak için geometri ve aritmetik alanlarında çalışmalar yapmışlardır. İnsan vücudunu incelemişler ve tıp ilmine de katkı sağlamışlardır. Öldükten sonraki yaşamları için bedenlerinin korunması gerektiğine inanmışlar ve bu yüzden mumyalama yöntemini geliştirmişlerdi.
Eski Mısır uygarlığının, Ramses döneminin sonu veya Pers, Yunan, Roma fetihleri gibi sebeplerle sonu geldiği düşünülse de bu günkü Mısır Devleti MÖ.3.Bin yıldaki sınırlarla aynı sınırlar içindedir.Eski Mısır uygarlığı bir şekilde dönüşüme uğramıştır. Bunu göstergesi de modern kültürlerin, Mısır uygarlığının pek çok unsurunu kendi bünyesine katmış olmasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Eski Mısır uygarlığının genel özellikleri için yorumda bulun

    Eski Mısır uygarlığının genel özellikleri için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Eski Mısır uygarlığının genel özellikleri için ilk yorumu yapabilirsin.